8 Ocak 2011 Cumartesi
Utangaçlığın Nedenleri Nelerdir?
Çocuğunuz sürekli olarak sizin arkanıza saklanıyorsa, yeni şeyler denemeyi reddediyorsa, doğal olarak onun utangaç olduğu sonucunu çıkarırsınız. Çocuğunuz, alışık olmadığı insanlarla ya da durumlarla karşılaştığında da endişeli ya da tedirgin hissedebilir ve ağlayabilir. Belki de diş çıkarma ve hastalıklara karşı diğer çocuklara nazaran daha hassastır. Diğer bir ihtimal de çocuğunuzun uykusunun hafif olmasıdır. Bu utangaçlığın nerden geldiğini ve çocuğunuzun ileriki hayatında devam edip etmeyeceğini merak edebilirsiniz.
Birçok uzman, çocukların temel yapısının büyük ölçüde doğuştan gelen bir özellik olduğuna inanıyor, mesela bazı çocuklar dışa dönük ve kendinden eminken, diğerleri doğuştan gelen bir özellikle utangaç ya da sıkılgan oluyor. Bu oldukça yeni bir kavramdır. Uzun bir zamandır, çocukların karakterlerinin oluşmasında en büyük payın çevre olduğuna inanılıyordu. Ama günümüzde bilim adamları, utangaçlık, korku ve maceraperestlik ile ilişkisi olan genleri bile keşfettiler. Bu yüzden, büyük ölçüde nörokimyasının ürünü olan çocuğunuzun yapısı, onu yeni durumlara karşı temkinli olması konusunda hazır hale getirebilir ve aşina olmadığı bir şeye alışana kadar yavaşlamasını sağlayabilir.
Yine de, çocuğunuzun utangaç olduğu kanısına varmadan önce, onun ayrılık kaygısının neden olduğu bir dönemden geçiyor olabileceğini göz önünde bulundurun. Burada, durumu nasıl anlayabileceğiniz yer alıyor: Eğer çocuğunuz etrafındaki yabancılara karşı aniden tepki gösteriyorsa ya da sizi yanında göremeyeceğinden korkuyorsa, muhtemelen ayrılık kaygısı taşıyordur, bu aniden ortaya çıkan bir durumdur ve birçok çocuğun daha hareketli ve bağımsız olmaya başladığı bir zamanda ortaya çıkar. Neredeyse tüm çocuklar, uzunluğu 7 ve 18 ay arasında değişen bu tür bir süreçten geçerler ve 3 yaşına gelene kadar ve hatta bu yaşı doldurana kadar ayrılık kaygısı sorununu yaşamaya devam ederler. (Bu sorun, çocuğun yeni bir ortamda bakılması, ailelerin şehir dışına çıkması ya da karanlıkta yalnız kalma korkusu gibi durumlarla daha da ciddi bir hale gelebilir.)
Çocuğunuzun çekingenliğinin belirli bir dönemden daha uzun sürdüğünü hissediyorsanız, endişelenmeyin. Çocuğunuzun içe dönük bir karaktere sahip olması geri planda kalmasını gerektirmez, ama yine de sizin yakın ilginize ve sıcak davranmanıza ihtiyaç duyabilir.
Yapılacaklar
Çocuğunuza utangaç sıfatını takmayın
Yapılacak en iyi şey, çocuğunuz yanınızdayken onun çekingenliği hakkında diğer insanlarla konuşmamanızdır. Çocuğunuz, “O utangaç” lafını eleştiri olarak algılayabilir ya da “O sadece utangaç” lafını kendisini diğerlerinden ayıran bir sebep olarak hissedebilir. Bunun yerine, “Çocuğum tanımadığı insanların yanındayken rahat hissetmesi için belirli bir zaman geçmesi gerekir” demeyi deneyin. Çocuğunuzu her zaman çekingen olarak düşünmeyin. Böyle düşünürseniz, çocuğunuzun davranışlarınızın etkileyebilirsiniz.
Anlayışlı olun
Çocuğunuzun hislerini anlamaya çalışın ve bunu ona hissettirin. Eğer bir doğum günü partisinde tamamen çocuklarla dolu bir odaya girerseniz, mesela “Tüm çocukların hep bir ağızdan ses çıkarması iyi olmuyor, değil mi?” diyebilirsiniz. Bu ifade, ona tepkisinin normal olduğunu ve diğerlerinin de kendisi gibi iyi hissedebileceğini anlatır.
Onu cesaretlendirin
Çocuğunuz, arkadaş edinmeye ya da bir aktiveye katılmaya çalıştığında ne kadar çekingen olduğu fark etmeksizin onu teşvik edin. Eteğinizin arkasına saklanarak 15 dakika bekledikten sonra büyük annesine utangaç bir gülümsemeyle baktığını yakalarsanız, merhaba demesi için ne kadar uzun bir süre beklediğinden yakınmak yerine, “Bu çok hoş bir gülümseme, eminim büyük anneyi çok mutlu etti” deyin.
Eleştirmeyin ya da aşağılamayın
Siz şakayla karışık takılıyor olduğunuzu düşünseniz bile, hiçbir şey kibar olmayan sözler kadar çocuğunuzun cesaretini kıramaz. Unutmayın, çocuğunuzun kötü hissetmesini ya da utanmasını sağlayarak hiçbir şey kazanamazsınız. Bu onun karakteridir ve bir anda kendi isteğine göre değiştirebileceği bir şey değildir.
Sosyal ortamlardan kaçınmayın
Çocuğunuz için hayatı kolaylaştırdığınızı düşünebilirsiniz ama onu grup etkinliklerinden alıkoymayın. Çocuğunuzun grupla oynanan oyunlara katılması ya da doğum günü partisinde masaya katılması zaman alabilir, ama bu tür ortamlarda ne kadar çok bulunursa, bir daha ki sefere o kadar rahat hissedecektir. Çocuğunuzu büyük bir buluşmaya ya da partiye götürecekseniz, diğer çocuklar gelmeden erkenden orada olun, böylece çocuğunuz rahatlamak ve ortama alışmak için zaman kazanmış olur.
Çocuğunuzun sosyalleşmesi için daha az stres veren yöntemler bulun
Daha küçük gruplarla ve sakin ya da bilinen çevrelerde yapılan aktiviteleri tercih edin. Kütüphane çocuğunuzun favori mekanlarından biriyse, hikaye saati için oraya gidebilirsiniz ya da kütüphane ziyareti için çocuğunuzun bir arkadaşını davet edebilirsiniz.
Çocuğunuzun utangaç kalıp kalmayacağını anlamak için belirli bir yöntem yoktur, ama birçok insanda çocukluk yıllarında ortaya çıkan çekingenliğin etkileri görülüyor. Aslında, birçok araştırmacı, çocukların geliştikçe deneyimlerinin genlerinin önüne geçtiğine inanıyor. Sonuç olarak, yetişkinlerin karakterlerinin belki de sadece yüzde 10′luk bir kısmı doğuştan geliyor.
Bu yüzden gelecek üzerine endişelenmeyin. Bunun yerine, çocuğunuzun dünyanın gerçekleriyle yüzleşmesine yardım edebilecek algıyı ve desteği sağlama üzerine yoğunlaşın. Kendisiyle ilgili rahat hissetmesini sağlayın ve çocuğunuza vereceğiniz güven duygusu başarılı olmasında yardımcı olacaktır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder